company logo
Tüm Yazılara DönPratik Bilgiler ve Öneriler

Yemekten Sonra Neden Gözünüz Kapanır? Vücudunuzdaki Sessiz Orkestra

Doğa CılakDoğa Cılak
3 dakika
34 Okunma
Yemekten Sonra Neden Gözünüz Kapanır? Vücudunuzdaki Sessiz Orkestra

Bayram sofrasından kalkıp koltukta beş dakika "gözünüzü dinlendirmek" hepimizin başına gelmiştir. Peki bunun sebebi ne?

Ağır bir öğle yemeğinin ya da bayram sofrasının ardından gelen o dayanılmaz ağırlığı, gözlerin kapanmasını, "azıcık kestireyim" hâlini hepimiz biliriz. Bu, çoğu zaman tembellik ya da irade zayıflığı olarak görülür. Oysa gerçek çok daha ilginç: bu ağırlığın arkasında, vücudunuzda tam da o sırada aynı anda çalan küçük bir orkestra vardır.

Birinci enstrüman: kan şekeri ve triptofan yolculuğu

Özellikle karbonhidrat ağırlıklı bir öğün yediğinizde, kan şekeriniz yükselir ve buna karşılık güçlü bir insülin yanıtı oluşur. İnsülinin ilginç bir yan etkisi vardır: kandaki çoğu amino asidi hücrelere çekerken, triptofan adlı amino asidi göreceli olarak geride bırakır. Sonuç olarak kanınızdaki triptofan oranı artar ve bu triptofan beyne daha kolay ulaşır. Beyinde ise triptofan, sizi sakinleştiren serotonine ve ardından uyku hormonu melatonine dönüşür. Yani büyük, karbonhidrat ağırlıklı bir öğün, adım adım kendi uyku ilacınızı üretmenize yol açabilir.

İkinci enstrüman: "uyanık kal" sinyalinin susturulması

Beyninizde oreksin adı verilen ve sizi uyanık, tetikte tutan özel hücreler vardır. Yediğiniz anda, özellikle kan şekeriniz yükseldiğinde, bu hücrelerin aktivitesi baskılanır; hayvan çalışmalarında bu baskılanmanın yemekten saniyeler sonra başladığı gösterilmiştir. Yani beyninizin "uyanık kal" düğmesi, tam da siz doyarken kısılır.

Üçüncü enstrüman: bedeninizin "dinlen ve sindir" moduna geçmesi

Yemek yediğinizde sinir sisteminiz de vites değiştirir; "kaç ya da savaş" modundan çıkıp "dinlen ve sindir" moduna geçersiniz. Bu geçiş, kalp atışınızı yavaşlatır ve genel bir gevşeme hissi yaratır. Sindirim sisteminizin, yediğiniz büyük öğünü işlemek için daha fazla enerji ve kaynak talep etmesi de bu yavaşlamaya eşlik eder.

Peki ya "kan mideye toplandı" açıklaması?

Bu, belki de en çok duyulan halk açıklamasıdır: "kan mideye gitti, beyne yeterince kalmadı." Bilim insanları da uzun süre bu ihtimali araştırdı; ama kan akışındaki değişimin bu uykululuğun ana sebebi olduğuna dair kanıtlar oldukça zayıf çıktı. Yani tamamen anlamsız bir sezgi değil, sindirim gerçekten biraz kan talep ediyor, ama asıl ağır yükü taşıyan bu değil; yukarıdaki hormonal ve nörolojik orkestra çok daha belirleyici.

Peki hepsi birlikte ne zaman en yüksek sesle çalar?

Bu üç enstrüman, özellikle yüksek glisemik yüklü, yani kan şekerinizi hızla yükselten büyük ve karbonhidrat-yağ ağırlıklı öğünlerde bir araya gelir. Aynı kan şekeri iniş-çıkışı, gün içindeki tatlı isteğinin de arkasındaki mekanizmadır; bu döngüyü beynimizin şekere olan düşkünlüğünü ele aldığımız yazıda daha ayrıntılı bulabilirsiniz. Uykululuk genellikle yemekten 30 dakika ila 2 saat sonra başlar ve birkaç saat sürebilir.

Bu her zaman zararsız mı?

Çoğu zaman evet; ara sıra, özellikle büyük bir öğünün ardından hissedilen hafif bir ağırlık son derece normaldir. Ancak bu his çok şiddetliyse, sık tekrarlıyorsa ya da günlük hayatınızı ciddi biçimde etkiliyorsa, bu bazen başka bir şeyin sinyali olabilir. Gece uykunuzun yeterince dinlendirici olmaması, gündüz gelen bu doğal düşüşü çok daha ağır hissetmenize yol açabilir; uykunun genel düzeninizle ne kadar iç içe olduğunu uyku, stres ve kilo ilişkisi yazımızda ele almıştık. Bazı durumlarda ise bu şiddetli yorgunluk, kan şekeri düzenlenmesindeki bir bozukluğun erken bir işareti olabilir.

Orkestrayı biraz yumuşatmak

Bu doğal düşüşü tamamen ortadan kaldıramasanız da şiddetini azaltmak elinizde. Öğününüzü rafine karbonhidrat yerine protein, lif ve sağlıklı yağla dengelemek, o kan şekeri iniş çıkışını yumuşatır. Porsiyonu makul tutmak, sindirim sisteminizin daha az yorulmasını sağlar. Yemekten sonra kısa bir yürüyüş yapmak, kan şekerinizin daha kademeli seyretmesine yardımcı olabilir. Ve elbette, önceki gecenin uykusu ne kadar iyiyse, öğleden sonraki bu doğal düşüş de o kadar hafif hissedilir.

Yemekten sonra gelen o ağırlık hissi, tembellik değil; bedeninizin sizi bilerek yavaşlattığı, oldukça karmaşık ve aslında oldukça zekice bir sistemdir. Bir dahaki sefere koltukta gözünüz kapanırken, bunun sizin kusurunuz değil, tabağınızdaki dengenin bir sonucu olduğunu hatırlayabilirsiniz.

Bu yazıyı paylaş:
Doğa Cılak
Yazar

Doğa Cılak

Öğrenci Diyetisyen

Beslenmeyi yalnızca bir diyet listesi değil, yaşam kalitesini şekillendiren bütüncül bir yaklaşım olarak görüyorum. Bilimsel gelişmeleri yakından takip ederek kendimi sürekli geliştirmeye ve mesleğime özen, etik ve yenilikçi bir bakış açısıyla yaklaş...

Bunlar da ilginizi çekebilir

Tüm Yazılar