company logo
Tüm Yazılara DönKilo Kontrolü ve Diyetler

"Her Şeyi Doğru Yapıyorum Ama Tartı Kımıldamıyor" Diyenlerden Misiniz?

Kilo verme sürecinde takıldığınız o noktada aslında arka planda neler oluyor? Bir diyetisyen gözüyle tıkandığımız 5 temel sebebi konuştuk.

Bengü AkagündüzBengü Akagündüz
3 dakika
127 Okunma
"Her Şeyi Doğru Yapıyorum Ama Tartı Kımıldamıyor" Diyenlerden Misiniz?

Seanslarda en çok duyduğum cümlelerden biri şudur: "Hocam, dediklerinizi harfiyen uyguluyorum, suyumu aksatmıyorum ama kaç gündür gram veremedim."

Öncelikle içiniz rahat olsun; bu durumla karşılaşan tek kişi siz değilsiniz ve en önemlisi çaresiz veya iradesiz de değilsiniz. Vücudumuz düz bir matematik hesabı gibi çalışmaz. Bazen her şey yolunda görünürken arka planda kilo kaybını baskılayan küçük ayrıntılar gözden kaçabiliyor.

Eğer siz de kısıtlayıcı listelere rağmen tartıda istediğiniz sonucu göremiyorsanız, gelin klinikte en sık karşılaştığımız 5 ihtimale birlikte bakalım:

1. "Sağlıklı" Dediklerimizin Porsiyon Sınırı

Salatalara eklediğimiz o zeytinyağının ölçüsü, gün içinde zihni güçlendirsin ya da ara öğün olsun diye avuç avuç yediğimiz kuruyemişler, hatta sağlıklı diye düşündüğümüz tarifler... Hepsi besleyici ve çok kıymetli; ancak unutmamalıyız ki hepsinin bir kalori yoğunluğu var. Bazen kilo verememenin tek sebebi, fark etmeden porsiyon sınırını aşmamız olabiliyor.

2. Kan Tahlillerinde Saklanan Biyolojik Engeller

İstediğimiz kadar disiplinli olalım, vücuttaki hormonal denge izin vermiyorsa kilo kaybı duraklar. Arka planda sessizce seyreden bir insülin direnci, tiroit hormonlarının yavaş çalışması (hipotiroidi) veya Polikistik Over Sendromu (PKOS) metabolizmanın frenine basabilir. Bu yüzden sürece başlamadan önce mutlaka güncel kan değerlerinize bakmak ve beslenme planını bu sonuçlara göre şekillendirmek gerekir.

3. Gece Uykusu Diyet Listeniz Kadar Önemli

Gece yetersiz veya kalitesiz uyuduğumuzda vücudumuz stres altına girer. İştahı dengeleyen leptin ve ghrelin hormonlarının dengesi bozulur. Uykusuz kaldığınız günlerin ertesinde kendinizi tatlı krizleriyle veya sürekli bir şeyler atıştırma isteğiyle savaşırken bulmanız çok doğaldır. Kaliteli bir uyku çekmeden metabolizmayı tam kapasite çalıştırmak pek mümkün değil.

4. Farkında Olmadığımız Kronik Stres

Günlük hayatın koşuşturmacası, iş stresi veya "bu hafta kesin kilo vermeliyim" baskısı... Vücut stresi bir tehdit olarak algılar ve kortizol hormonu salgılar. Yüksek kortizol ise vücudun özellikle bel çevresinde yağ depolamasına ve su tutmasına (ödem) yol açar. Kendinize ve bedeninize biraz zaman tanımak, sürece olan stresi azaltmak tartıyı da rahatlatacaktır.

5. Geçmişte Yapılan Şok Diyetlerin Mirası

Daha önce hızlı sonuç almak için yapılan çok düşük kalorili diyetler, metabolizmanın kendini korumaya almasına (yani kıtlık moduna geçmesine) neden olur. Vücut harcadığı enerjiyi kısıtlar. Bu durumu düzeltmek biraz sabır ister; metabolizmaya tekrar güvende olduğunu hissettirmek ve dengeli bir beslenme ritmi oturtmak gerekir.

Sonuç Olarak

Kilo verme yolculuğu tek bir şablona uymaz. Herkesin kan tablosu, günlük yaşam temposu, uyku düzeni ve stres seviyesi bambaşkadır.

Eğer siz de bir noktada tıkandığınızı hissediyorsanız, kendi üzerinizde kısıtlayıcı deneyler yapmak yerine tahlillerinizi ve yaşam tarzınızı değerlendireceğimiz kişiye özel bir beslenme planı ile ilerlemek en sağlıklı yoldur.

Tartıdaki rakam tek kriterimiz değil; bel çevrenizdeki incelme, gün içindeki enerjiniz ve kan değerlerinizdeki düzelme de bizim için en az tartı kadar büyük birer başarıdır.


Bu yazıyı paylaş: